50 yıldır çocuk katlini destekliyor

1973 yılında başladığı senatörlük vasıtasıyla Kongre’de en uzun süre görev yapan isim olan ABD Başkanı Joe Biden, 50 yılı bulan siyaset kariyeri boyunca terör devleti İsrail’in katliamlarının en ateşli savunucularından biri oldu. Bu süre içerisinde sadece Filistin’de değil, diğer bölge ülkelerini de işgale kalkışan İsrail’e Biden’ın verdiği destek, zaman zaman İsrail’in liderlerini bile şaşırttı. “İsrail’den daha fazla İsrailci” olarak nitelendirilen, her fırsatta Siyonist olduğunun altını çizen ve kariyeri boyunca İsrail’in insan hakları suçlarını örtbas etmek için canhıraş bir şekilde çalışan Biden, 7 Ekim’den bu yana terör devletinin yine dünyadaki en büyük savunucusu oldu. Beyaz Saray’ın bile yalanladığı “Hamas 40 bebeğin kafasını kesti” iddiasını yayarak katliamlara zemin hazırlayan Biden, İsrail’in sivil öldürmediği ve hastaneleri vurmadığı gibi komik iddialarla itibarını yok etme pahasına terör devletini desteklemeye devam etti.

Kadın ve çocuk öldürme pahasına

Biden’ın İsrail terörüne verdiği en bariz desteklerden biri, işgalci gücün 1982 yılında Lübnan’ı işgali sırasında meydana geldi. 1982 yılında zamanın İsrail Başbakanı Menahem Begin’le özel bir görüşme gerçekleştiren Biden, Begin’in kendi anlatımıyla, senatoda insan hakları suçları nedeniyle yoğun eleştiri alan İsrail başbakanını savunmak için ayağa kalkıp ateşli bir konuşma yaparak Lübnan’ın işgalini savundu. İsrail’e döndüğünde gazetecilere konuşan Begin ise, Biden’ın “Kadın ve çocukları öldürmek pahasına bile olsa İsrail’i işgal etmeye çalışan herkese zorla karşı koyacağını” söylemesi üzerine şoke olduğunu söylemişti. 1948 yılında Deyr Yasin köyünde yüzlerce sivil Filistinlinin öldürülmesinden sorumlu olan Begin’in bile Biden’ın gaddarca sözlerine şaşırması ise, ABD Başkanı’nın İsrail konusunda ne kadar fanatik bir zihinsel yapıya sahip olduğunun en önemli göstergelerinden biri olarak nitelendiriliyor.

İsrail olmasaydı da icat ederdik

Terör devletine desteğini herkesin zihnine kazınan sözlerle çok defa ifade eden ABD Başkanı, Lübnan işgalinin ardından da İsrail’e desteğine tüm hızıyla devam etti. 1986’da senatoda konuşan Biden, “Eğer İsrail var olmasaydı, ABD bölgedeki çıkarlarını korumak için onu icat etmek zorunda kalırdı” sözleriyle işgalci güce bakışını ortaya koymuştu. İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un bu yıl Washington ziyaretinde de aynı cümleyi tekrarlayan Biden, Aksa Tufanı Operasyonu’ndan sonra İsrail’e yaptığı destek ziyareti sırasında da Başbakan Binyamin Netanyahu’ya “Siyonizme destek olmak için Yahudi olmanıza gerek yok. Ben de bir Siyonist’im” sözlerini sarf etti.

Suikast politikasını destekledi

2001 yılında George Bush yönetiminin İsrail’e yaptığı nadir eleştirilere bile tahammül edemeyen Biden, terör devletinin Filistinli direniş liderlerine suikast düzenleme politikasının da en ateşli savunucusu olmuştu. Bush’a İsrail’i eleştirdiği için kızan Biden, İsrail’le ABD arasındaki görüş farklılıklarının hiçbir zaman açık olarak zikredilmemesi gerektiğini, ancak özel toplantılarda dillendirilebileceğini savundu. Biden, Bush yönetiminin yanında hukukçular tarafından da büyük tartışma konusu olan, hemen hemen tüm dünyanın varlığını kabul ettiği suikast politikasını ise “Bunun bir suikast politikası olduğunu sanmıyorum” şeklinde savunmuştu.

Afganistan işgaliyle savundu

Biden’ın İsrail’i savunmak için kendi ülkesinin suçlarını dâhi gündeme getirmesi ise, ABD Başkanı’nın gerektiğinde İsrail’le mensubu olduğu ABD’yi bir gördüğünün kanıtı olmuştu. Biden kariyeri boyunca İsrail’in sivil katliamlarını hiçbir zaman kabul etmeyerek her zaman “kendini savunma hakkı” diyerek meşrulaştırdı. 2006 yılında terör devletinin katliamlarının tartışıldığı bir dönemde basın toplantısında konuşan Biden, ABD ne yapıyorsa İsrail’in de onu yaptığını söyledi. Biden, “Afganistan’a girdik ve bir düğünü yanlışlıkla vurduk. Biz de bazı sivilleri yanlışlıkla öldürmedik mi? Bu, bizim haklı savaşımız olmasına rağmen, ABD’nin çıkarlarını savunmaya çalışırken siviller öldü” sözleriyle İsrail’e karşı eleştirilerin karşısında durdu. Biden’ın bu şekilde İsrail’i savunduğu 2006 yılında, terör devleti Lübnan’ı işgal ederek binden fazla sivili öldürmüş, Birleşmiş Milletler bunların yaklaşık yüzde 30’unun çocuklar olduğunu açıklamıştı.

Aileden biri gibi

Bu şekilde kariyeri boyunca İsrail’in suçlarını aklamaktan hiçbir zaman imtina etmeyen ABD Başkanı, kendisini “İsrail’in en iyi Katolik dostu” olarak tanımlıyor. 2016 yılında İsrail ziyareti sırasında Netanyahu, Biden için “İsrailliler Biden’ı ailemizin bir parçası olarak görüyor” demişti. Kendisinin başkan yardımcısı olduğu Barack Obama’nın başkanlık döneminde de, Obama’nın Netanyahu ile özellikle yerleşimciler ve İran politikası konusunda ters düştüğü zamanlarda Biden her zaman devreye girerek İsrail çıkarlarını savunmuş ve Birleşmiş Milletler dahil tüm dünya kamuoyunun İsrail’i kınadığı dönemlerde Tel Aviv yönetimini yalnız bırakmamıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir